Kapadokya bölgesi  60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasan Dağı ve Güllü Dağı’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkan, Kuzeyde Kızılırmak, Doğuda Yeşilhisar, Güneyde Hasan ve Melendiz Dağları, Batıda Aksaray ve kuzeybatıda Kırşehir ile sınırlanan Kapadokya bölgesi Kalkolitik Dönemden beri devamlı yerleşim alanı olmuştur. Alanın en önemli özelliği, Erciyes Dağı ve Hasan Dağı tüflerinin, rüzgar ve su aşındırması sonucunda oluşan olağanüstü kaya şekilleri ve kışın ılık, yazın serin olan ve bu nedenle her mevsim için uygun iç iklim koşulları taşıyan kayaya oyma mekanlardır.

İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler’in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde özellikle 7-13. yüzyıllar arasında baskılardan kaçan Hristiyanların yerleşmesiyle Hristiyanlığın önemli bir merkezi haline gelmiştir. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan alanlar içinde, Göreme Milli Parkı, Derinkuyu ve Kaymaklı Yeraltı Şehirleri, Karain Güvercinlikleri, Karlık Kilisesi, Yeşilöz Theodoro Kilisesi ve Soğanlı Arkeolojik Alanı yer almaktadır.

Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.
MÖ 12. yüzyılda Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ 6. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya’da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ 3. yüzyıl sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar. MÖ 1. yüzyıl ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. M.S. 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce bölge Roma’nın bir eyaleti olur.

MS 3. yüzyılda Kapadokya’ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.
4. yüzyıl, daha sonra “Kapadokya’nın Babaları” olarak adlandırılan insanların, dönemi olur. Fakat bölgenin önemi Roma İmparatoru III. Leon’un ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaşır. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başlar. İkonoklazm hareketi yüz yıldan fazla sürer (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklazm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler. Kapadokya manastırları bu devirde oldukça gelişir.

Yine bu dönemlerde, Anadolu’nun Ermenistan’dan Kapadokya’ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başlar. Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep olur. 11. ve 12. yüzyıllarda Kapadokya Selçuklu Türkleri’nin eline geçer. Bu ve bunu takip eden Osmanlı İmparatorluğu zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirir. Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında Lozan Anlaşması sebebiyle yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya’dan göç ettiler.

PROGRAM

  • Cuma Akşamı
  • Bursa – Kapadokya
  • 20:30 FSM Akuğur Market önünden,
  • 21:00 Kent Meydanı’ndan hareketle;

Rota: Bursa – Kapadokya 633 km (Yaklaşık 7 saat 30 Dakikadır)

1. Gün Cumartesi
Bursa – Ihlara Vadisi – Derinkuyu Yer altı Şehri – Paşabağları – Çömlek Atölyesi
Ankara üzerinden sabah saatlerinde varacağımız Aksaray’da sabah mola veriliyor. Mola sonrası uzunluğu 12 km olan Melendiz Çayı’nın yıllar içinde aşındırdığı Ihlara Vadisine varıyoruz. Bu vadide bulunan kiliselerden Ağaçaltı Kilisesi ve Yılanlı Kilisesi’ni gezdikten sonra sonra ilk olarak Hititlerin inşa etmeye başladığı Derinkuyu Yer Altı Şehri diğer bir keşif durağımız olacak. Derinkuyu Yer Altı Şehri, 7 km çapı, 60 metreye varan derinliği ile 7 katlı bu muhteşem yapı uzun süre hafızalarınızdan silinmeyecek bir yapıdır. Ardından güzel atlar diyarı Kapadokya’ya geçilecektir.
Öğle yemeği için verilen mola sonrası birleşik ve tek peri bacaları ile meşhur olan Paşabağ gezilecektir. Kayaçların ve peribacalarının hayvan şeklinde erozyona uğradığı bölgeyi gördükten sonra, 3000 yıllık tarihi ile dünyadaki en eski sanat dallarından biri olarak kabul edilen Çömlek ve Çömlekçilikle ilgili yapım ve süsleme işlemlerini görmek üzere Avanos’taki Çömlek Atölyeleri ziyaret edilecektir. Çömlek atölyeleri gezisinin bitiminde, akşam yemeğini almak üzere konaklanacak olan otele geçilecektir.

2. Gün Pazar
Göreme Açık Hava Müzesi – Uçhisar – Tuz Gölü – Bursa
Otelde alınan sabah kahvaltısından sonra, Göreme Açıkhava Müzesi gezisi yapılacaktır. Müze gezisinin ardından, ilk olarak St. Basil, St. Barbara, Elmalı, Yılanlı, Yemekhane, Çarıklı ve Tokalı kiliselerini gezdikten sonra Uçhisar Kalesi’ne devam edilecektir. Burada hem sevdiklerinize hediyelik eşyalar alabilir diğer taraftan da Uçhisar Kalesi’ne tırmanıp Kapadokya’nın muhteşem manzarasını seyredebilirsiniz.
Öğle yemeği sonrası Aksaray üzerinden Şereflikoçhisar’da, Tuz Gölü’nün üzerinde yürüyebilmek için mola verilecektir. Daha sonra Ankara üzerinden Bursa’ya varış ve bir dahaki turumuzda buluşmak üzere vedalaşılacaktır.

Fiyata Dahil Olan Hizmetler

  • Lüks otobüslerle ulaşım
  • Müsaitlik doğrultusunda belirlenecek otelde Yarım Pansiyon Konaklama ( 1 Akşam Yemeği- 1 Sabah Kahvaltısı)
  • Programda belirtilen tüm çevre gezileri,
  • BGU TOURS otobüs içi ikramları,
  • 1618 sayılı Kanuna Gore Zorunlu Seyahat Sigortası (7 TL)
  • Profesyonel Rehberlik Hizmeti
  • 2 Öğle yemeği,

Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler

  • Özel harcamalar
  • Tüm Yemeklerde alınan içecekler,
  • Kişisel harcamalar,
  • Uçhisar Kalesi giriş ücreti.

! Rehberimiz tur içeriğine sadık kalarak programın seyrinde değişiklik yapabilir.
! Konaklayacağımız Oteller 4 Yıldızlı oteller olup, Turizm Bakanlığı denetimindedir.

Çok yakında..

Çok yakında..