Hatay Havaalanında, rehberimizin eşlik ettiği aracımızın karşılayacağı misarfirlerimizle, Hristiyan, Müslüman ve Musevi kültürleriyle yoğrulmuş, farklı inanışlarda yaşam alanları ile son zamanlarda diziler ile ünlenen Antakya’ya ulaşıyoruz. Antakya’ya has kahvaltılıkların yoğunlukta olduğu keyifli bir kahvaltıdan sonra, mozaik koleksiyonu açısından, dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Antakya mozaik müzesini geziyoruz.

Daha sonra Dünyanın ilk mağara kilisesi olarak bilinen ve tarihte ilk defa, Hz İsa’nın dinini tanıyanlara Hıristiyan dendiğine inanılan, Hıristiyanlığın ilk kiliselerinden olan Saint Pierre (Aziz Petrus) Kilisesini geziyoruz. Kilise,  1963 yılında Papa VI. Paul tarafından hac yeri olarak ilan edildi. Antakya‘daki ilk Hristiyanların gizli toplantıları için kullandıkları bu kilise, Stauris Dağı’nın batısında kayalara oyulmuş 13 metre derinliğinde, 9.5 metre genişliğinde ve 7 metre yüksekliğinde bir mağaradan oluşmaktadır.  Ardından Katolik kilisesi, Havra ve Anadolu’nun ilk camisi olan Habib-i Neccar camii’ni ziyaret ederek tarihi Uzun çarşıya giriyoruz.

Burada Pöç kasabına giriyoruz. Yemek çıkışında uzun çarşıyı gezmeye devam ediyoruz. Öncelikle Peynircilerden sabah tadına baktığımız kahvaltılıklardan alma imkanı buluyoruz. Ardından baharatçılar çarşısına giriyor ve buradan Antakya’ya özgü birçok baharatı alma şansı buluyoruz. Sonraki durağımız Kuyumcular çarşısı. Burada Antakya’ya özgü altın ve gümüş çeşitlerini bulabilirsiniz. Daha sonra Ayakkabıcılar çarşısını gezerek geçip Çınar Altına gidiyoruz.

Burada ünü dünyaya yayılmış Kömürde Antakya Künefesinin tadına bakıyoruz. Künefenin ardından kahve ve çaylarımızı içiyor ve tekrar yürüyüşümüze devam ediyoruz. Uzun çarşının içerisinden Antakya’ya özgü el işi ve ahşap ürünlerden alma imkanı buluyoruz. Son olarak el yapımı ipek şalların bulunduğu satış mağazasına uğruyor ve otelimize geçiyoruz. Serbest zaman  Akşam yemeği için yöre yemeklerini en güzel bir şekilde sunacak restaurantımıza gidiyoruz Bu Restaurant Halep ve Antakya mutfağının seçkin örneklerini bulabileceğiniz güzel nezih bir mekandır. Konaklama otelimizde yapılacaktır.

2.GÜN
Kahvaltı sonrasında Samandağı’na doğru yola çıkıyoruz. İlk olarak Musa ağacının bulunduğu Hıdırbey köyüne gidiyoruz. Köy meydanında bulunan kahvede çay veya kahvemizi içiyor tandırda katıklı ekmeğin tadına bakıyoruz. Daha sonra köylülerin elleriyle yaptıkları nar ekşisi ,zeytinyağı biber salçası zeytin alma şansı buluyoruz eğer mevsimi ise portakal ağaçlarından ellerimizle portakal ve mandalina toplayıp yiyoruz. Sonra Yoğunoluk köyüne geçiyoruz burada bulunan üst katına cami yapılan kilise Selçuklu yapımı çeşme ve rahibe okulunu geziyoruz.

Daha sonra Türkiye’nin tek ermeni köyü ve Antakya da ilk organik tarımın yapıldığı yer olan Vakıflı köyüne geçiyoruz. Köy meydanında bulunan kiliseyi ziyaret ederek kilisenin bahçesinde bulunan satış yerinden çeşitli meyve ve çiçeklerden yapılmış Likörlerin tadına bakıyor ve satın alma imkanı bulabilirsiniz. Daha sonra Dor mabedinden Çevlik plajını fotoğraflama imkanı ve sizlere ikram edilen el yapımı şarap veya meyve sularınızı içiyorsunuz.

Titus Tünellerinde yürüş yaparak öğlen yemeğine hazırlanıyoruz. Öğle yemeğinde deniz ürünleri ve Çevlik mezelerinin tadına bakıyoruz. Ardından Titüs Vespasianus Tüneli, Beşikli Mağara ve Dor Mabedi tarihi gezintilerimiz başlıyor. Titus tünelini yürüyerek geziyoruz. Bu gezi yaklaşık 2 saat sürmektedir. Otelimize dönüş ve serbest zaman. Akşam yemeği için Harbiye’de restauranta gidiyoruz. Müzikli akşam yemeğimizin ardından Konaklama otelimizde yapılacaktır.

3.GÜN /ŞENKÖY-HARBİYE

Sabah uyanıp kahvaltı için Şenköy’e gidiyoruz. Antakya’nın en eski köylerinden biri olan Şenköy’e yakın bir çiftlik evine gidiyoruz. Burada köylülerin kendilerinin ürettiği tuzlu yoğurt, zeytin, peynir, çökelek, tereyağı, domates, salatalık, tandırda yapılmış katıklı ekmek ve demleme çayla kahvaltımızı yapıyoruz. Daha sonra şu anda koruma altında bulunan köye iniyoruz. Köyün taş evlerle kaplı sokaklarında dolaşıyoruz. Bu gezimiz sırasında 16.Yüzyılda yapılmış Şeyh Ahmed Kuseyri Camisi ve Camii içerisinde bulunan Türbesini Atatürk Adana’ya geldiğinde, Atatürk’ ün huzuruna çıkıp ona siyah gül hediye eden buna karşılık, Atatürk’ün de “kırk asırlık Türk yurdu düşman elinde kalamaz.” Dediği Ayşe Fitnat Hanımın mezarını dolaşıyor son olarak Köy meydanında bulunan kahvede bir bardak taze yoğurdumuzu içip Harbiye’ye doğru yola çıkıyoruz.

Harbiye diğer adıyla Defnede (Daphne) önce Şelale manzaralı Restaurantımızda Zeytinyağlı Humus, babagannüş, cevizlibiber, tarator, saç oruğu, Antakya usulü çiğ köfte, Karışık ızgara ve Künefe yiyor sonrada Harbiye şelalelerin dolaşıyoruz mevsim yaz ise soğuk suların içerisine kurulan masamıza kurulup çaylarımızı yudumluyoruz. Sonrasında Bir ipek mağazalarında alışveriş imkânı buluyoruz.

Misafirlerimizi havaalanından İstanbul’a uğurluyoruz. İstanbul’da bizleri bekleyen aracımızla yine misafirlerimizi alarak Bursa’da aldığımız yerde bırakarak bir dahaki BGU TOURS organizasyonunda buluşmak dilekleriyle vedalaşıyoruz.

DAHİL OLAN HİZMETLER

  • 2 Gece Otelde Konaklama
  • 3 Kahvaltı
  • 2 Akşam yemeği
  • 3 Öğle yemeği
  • Müze Giriş ücretleri
  • Rehberlik
  • Gezi içi ulaşım

DAHİL OLMAYAN HİZMETLER

  • Uçak Biletleri
  • Özel Harcamalar